Follow by Email

19 Nisan 2012 Perşembe

acil günlükleri

13NİSAN  CUMA
Sıradan bir gün...Evde asayiş berkemal..
Niyetim elimi bir şeye sürmeden bütün günü bahçede otla börtle böcekle yarenlik ederek geçirmek (açılımı:ot yolma,köpek kulubesi temizleme,kedi tabağı yıkama.çapa yapma vs.)
Güne son noktayı saat 11 dolaylarında banyonun gider deliğindeki lekeyi kireç sökücü ile temizleme gafletine düşerek koydum.Sağa sola sıçratmamak adına deliğe iyice eğilerek içine döktüğüm kireç sökücü aynı hızla geriye dönerek sağ gözüme patladı..Şok geçirdim bir an.Üst kattan bağırtımı duyan kocam beni elektrik çarptı zannedip eline almış bir sopa yukarı koştu.Ben gözüm...kör oldum...  diye hem bağırıyor hem banyoda su arıyorum:) Muslukta bol su ile yıkadım ama resmen gözüme yumruk yemiş gibiyim ağrı başladı, görmem  bulanık gözümün içinde cam parçaları dolaşıyor gibi acıma var.Velhasıl 5 dakika önce laylaylom evde dolanırken 5 dakika sonra acil serviste gözüme pansuman yapılıyordu

14NİSAN CUMARTESİ
Gözüm ağrıyor,başım ağrıyor
Ayna hep elimde gözümü gözlüyorum
Göz kapağım hafifçe kızarmış ve şiş
Göz refleksi hızım kimyasaldan hızlıymış ki bu görünmez kazayı damla tedavisi ile ucuz atlattım

15NİSAN PAZAR
Hava çok can sıkıcı..Sular seller içinde heryer.Bir güneş açıyor bir kovalar dolusu yağmur yağıyor  10 dakika sonra da  ceviz büyüklüğünde dolu düşüyor. Sanki yukarda bir kontrol paneli var da deneniyor ama ayar tutmuyor gibi.Dışarıya burnumuzun ucunu çıkaramıyoruz.Hayvanların yattığı yerleri su basmış ve 2 köpek 8 kedi hepsini içeri almak durumunda kalmışım camlardan eve sular girmiş ve sinsice eşyaların altına sızıp birikmiş, yani iş çok.Pazar günü ful temizlik ile geçti

16NİSAN PAZARTESİ.
Alışverişe çıktım.Bol bol sebze meyve aldım.Diyete başlayacağım ya:) eksikleri tamamladım.Mağazada dolanırken telefon çaldı.Baktım  kızım...Dün geceyarısı  mide bulantısı kusma nedeniyle hastaneye gittiğini sabah eve geldiklerini ama şimdi gene aynı rahatsızlığın başladığını ne yapacağını soruyordu.Aile hekimine yönlendirdim.Hekim tekrar acile yönlendirmiş.Sonuç: dün gece yaptıkları kan tahlilinin sonucuna bakmaya luzum görmeden taburcu ettikleri kızım gündüz saatlerinde enfeksiyon bölümüne acilen yatırılıp tedaviye alınmış.500 km ötede kalbimiz burulmuş,canımız sıkılmış gece yarısı kalkacak ilk otobüsü bekliyoruz

17NİSAN SALI
Kocam ve ben üzerimizde 8 saatlik yolculuğun perişanlığı ertesi sabah saat 06 da İzmit Devlet Hastanesinin kapısındaydık.Mami  48 saattir uykusuz koltuklara serilmiş, prensesimiz ise solgun,kırgın kolunda serumlar yatıyordu.Bizi görünce şaşırdı sevindi,ağladı,ağladık...Mamiyi dinlenmesi için eve yollayıp karı koca nöbetleşe refakatçı kaldık.
14YIL ÖNCE...... ZAMAN NE KISA YILLAR NE ÇABUK
NE ZAMAN BÜYÜDÜ BU KÜÇÜK ÇOCUK

18NİSAN ÇARŞAMBA
Kızım bugün daha iyi...Ateşi düştü,kusma yok son serumu da kullanıp normal yemeğe geçti.Doktor taburcu olabileceğini söyleyince çok sevindik.Tedavisine evde devam edilecek.Öğleden sonra elimizde bir haftalık raporla  taburcu olup eve geldik
Aklım bir taraftan öbür çocuğumda
Oğlumuzu ilk defa EVDE TEK BAŞINA bıraktık.Hayvanların yemeklerini pişirecek,kapıyı gece  gündüz güzelce kilitleyecek ,okula geç kalmayacak, evdeyken biz gelene kadar müzik sesini hiç açmayacak ki geleni gideni duysun,telefonu hep açık olacak vs. bütün yapması gerekenler aşağı yukarı bunlar inşallah buradan da bir hikaye çıkmaz
Velhasıl  ailemizin ACİL GÜNLÜKLERİ şimdilik bu kadar
İzmit'ten herkese sevgiler,selamlar
Eve dönünce görüşürüz



11 Nisan 2012 Çarşamba

kuzinem...my love


Dün (10Nisan2012) üşüdüğüm kadar kışın o sert günlerinde bile üşümedim.O nasıl bir soğuktu öyle.Bir gün evvel yaz, bir gün sonra içlere işleyen bir ayaz...Arabanın kilitleri bile donmuştu. Açamayınca şehre inip çilingir aramak zorunda kaldım.Yün başlıklı,eldivenli botlu ve de paltoluyken  hala üşüyordum.Martın onbeşi gibi evdeki bütün ısıtıcıları kaldırmış canımm kuzineyi sökmüştük.Aslında amacım kuzineyi kaldırmadan muhafaza edebilmekti ama evin metrekaresi izin vermedi işte.Dün onu, sıcaklığını o kadar aradım ki  anlatamam..Bütün zorluğuna,evi kirletmesine,yanana kadar heryeri duman etmesine rağmen kıymet bilmez bir sevgilinin pişmanlığı içinde tabiri caizse hane halkının başınını etini yedim:)Soğuk insanı değilim ben..bu kesin.Neyse sevindirici haber hava durumunu sunan 60ların şarkıcısı Gökhan Abur'dan geldi.Ben titreyip, sürekli söylenirken  vizontele filminin ünlü repliği Zeki Müren de bizi görecekmi ? sahnesi bir anda gerçeğe dönüştü  sanki..
Gökhan Bey de beni izliyormuş ki  gözlerimin içine bakarak Ege Cuma günü 24 derece olacak dedi:)


İşte tüm kış boyunca gözgöze 
dizdize olduğumuz köşe



İlk defa bir eşyayı uğurlama yazısı gibi bir şey olacak bu
Alışılmadık ama  neden olmasın
?
Çoraplarımızı,ıslanan ayakkabılarımızı kurutan....
Soldansağa..Kızımın,benim ve oğlumun çorapları:)
Çayımızı,yemeğimizi,çöreğimizi pişiren

Kedişlerimi kış soğuğundan koruyup kollayan ve
en güzel uykuların kucağına yatıran...
kuzinem my love sana sonsuz teşekkür  ediyorum
iyi ki vardın bu kış hayatımızda:))






10 Nisan 2012 Salı

şipşak perde


Perde tasarımları yapmayı çok severim.Hiç perdecide perde diktirmedim.Aklınıza gelen her kumaştan perde yapmışlığım vardır.Mesela plaj hasırlarından stor perdeler yapmıştım bir zamanlar.(Daha ülkemize bambu stor perdeler gelmemişti)Şu jaluziler hayatıma girdiğinden beri de perde denen şeyi iyice unutmuş gibiydim.Ta ki cumartesi günü kendime bir akülü vidalama tabancası alana kadar.Evde uçlarını denerken baktım delici uçlarda var..Nereyi deleyim diye bakınırken gözüme perdesiz kullanılan pencerenin plastik doğramaları ilişti.Perde askılarını çekmeceden bulup sanki perde takacakmışım gibi işaretleyip delme işlemine başladım.Alet benden tam puan aldı ama pencereye perde askısı taktık ya içimdeki perde yapma sevdası uyandı bir kere.Artık uyduracağız oraya bir şeyler,çaresi yok..
Kutular açıldı,sepetler döküldü pazardan aldığım güpürlü tül ve antika bir ocaklık örtü ve de raf örtüsü yaparım diye sakladığım patiska  bu iş için seçildi.Amacım şu çiftlik tarzı perdelerden yapmak.Raf örtüsünü daha evvel orada olan askıya geçirip nasıl durduğuna baktım.Bol büzgülü bir perde alınlığı olarak hiç fena durmadı.Zaten bizim ev eklektik bir ev ne yaparsan uyacak bir yer mutlaka bulunur.
Tül ile işli örtüyü birbirine teğelledim ve silikon tabancası ile perde çubuğunun gireceği yeri oluşturdum.İki dakika içinde perde askıya takılmış pencerede salınıyordu.Perde alınlığına güpür danteli silikonla yapıştırıp aşağıdaki perde ile uyumlu hale getirdim.Azıcık renk farkı oldu ama bu doğaçlama bir perde herşey mübah En çok süs püs kısmında zorlandım desem.Çeşitli denemeler yaptım ama hem zarif hem kokoş olunmuyor ve ortayı bulmak gerek.Gözümü ve gönlümü rahatsız etmeyecek detayı iki minik kurdelede buldum











Perde için kumaş bakarken  uğur fili yaparım diye kimbilir  ne zaman kutuya tıktığım
burger oyuncağı  fili buldum.Boncuklar,taşlar,pullar..Elime  ne geçerse yapıştırdım filin üzerine bir güzel süsledim ve asıverdim pencereye




9 Nisan 2012 Pazartesi

bahçede

Bir haftadır bahçede çalışıyorum..Sabah akşam ot yoluyorum daha ortada bir şey yok.Üstelik dün gece de müthiş bir yağmur yağdı.Şimdi bu yolduğumuz otlar azıcık makyaj yapıp başka bir ot halinde yeniden fışkıracaklar.Kıskanmamak elde değil doğrusu..Saçımız dökülüyor da yerine koyamıyoruz:(
Bu yıl bahçede doğal bir yol izleyeceğim...Öyle pezyajsız filan saçacağım rengarenk çiçek tohumlarını her yere.Başına buyruk yaşamayı seviyorlar ya alın bakalım nerden isterseniz ordan çıkın diyeceğim yeter ki bu ot yolma zulmü bitsin artık:)






Bahçenin gülleri kedişlerim geçen eylül ayında doğdular.(İki kız bi oğlan) köpek annelik yaptı bu bahara sağ salim yetiştiler.Bir kardeşleri daha evvel ölmüştü.Sıkıntı şu yediriyorum içiriyorum minyon ve kaşeki görünümlüler..Sanki aylardır aç kalmış gibi zayıf ve çelimsizler.Şöyle etine buduna kedicikler olsalar ne kadar hoş olacaklar ya.Ne gezer...
Şimdi en büyük korkum trafik ve dikkatsiz komşular;
Ne kadar gözetsem korusam da yaz gelince komşular bir kaç tane ezmeden mevsimi kapatmıyorlar:(
Arabaya binmeden altına  bakmak bile kaç canın hayatını kurtaracak bir bilseler
Ah bir bilseler ?
Asya hiç ağlamayacak !

1 Nisan 2012 Pazar

BANYOM ÇİÇEK AÇTI

Banyom 1metreye 3 metre iki kişinin yanyana duramadığı  tren kompartımanı gibi sevimsiz bir yerdir.Kışları çok soğuk yazları serindir.Zorunlu haller dışında girmeyiz:))Kızımız tatillerde gelince zorunlu hallerde de giremeyiz.Hep doludur ..Kuaför dükkanı gibi full çalışır.Şaka bir yana banyonun fayansları çok yıllıktı ve artık değiştirilmesi gerekiyordu ve değişti..Bakın nasıl ?




Şu kendiliğinden yapışkanlı  duvar kağıtlarını hepiniz bilirsiniz. İşte banyonun fayanslarını  bu kağıtlarla kapladım .Daha önceden minik denemelerim olmuştu ama  duş kabininde yani ıslak bir alanda nasıl sonuç verir bilmiyordum.Kağıtçıda bu deseni görünce kararımı verdim ve o an  bulabildiğim kadarını hesapsız kitapsız alıp işe başladım.Banyoyu boşalttım bana zorluk çıkaracak herşeyi kırıp attım.(sabunluk ,gereksiz askılar vs.)Kağıtları yapıştırmak elbetteki çok kolay olmadı.Yer çok dar olduğu için zorlandığım anlar oldu.Bu kağıtların eni 45 cm.Deneyeceklere tavsiyem 22.5cmlik rulolara dönüştürülürse iyi sonuç veriyor.Kıvrılma,hava yapma gibi defolar en aza iniyor Banyonun lavabosu eski sistem ve küçüktü.Şifonyerin üzerine yeni bir lavabo monte ederek banyo dolabına dönüştürdüm.Aileden kalma eski ayna ile şık bir takım oldu.Duvarın çiçeklerine uygun aksesuarlar ve havlular aldım.Özetle... Denedim ve sonuç umduğumdan iyi oldu.Ne sudan ne soğuktan ne de sıcaktan etkilenmedi üstelikte ekonomik bir çözüm.....
          Yapım zamanı :Mayıs 2011






Şifonyerden yaptığım banyo dolabım...Üst kapağı söktüm  ve bir çekmeceyi attım
oluşan boşluğa uygun kumaştan mini perde yaptım

ÖNCE


SONRA
Bu  dolabı hasır bir sandıktan dönüştürdüm..
İçinde bir rafı var kapağında da minik bir kalbi